mitoz ve mayoz şekilleri

ardışık üç tam sayının toplamı -96 ise en büyük sayı kaçtır

kısa kelimesinin kökü kısmak ve süre kelimesinin kökü sürmek…

bana 8.sınıf matematik üslü sayılar konusu ile ilgili 50…

şu destanında saka türklerinin hayatı ve kültürüne ait hangi…

tusunaminin fizikle ilişkisi

su renksizdir önermesi su beyazdır önermesinin değili…

en çok ziyaret edilen yer neresidir

Ya Bu Sitede Bir Soruya yorum Ya Da Çözüm yazmak için…

kuranı kerimden varlıkların yaratılışı ve evrenle ilgili iki…

yer kabugu………………adı verilen parçalardan oluşur?…

Türk edebiyatı 9.sınıf fırat yayıncılık sayfa 19…

Şevket Rado eserlerinde neler anlatmıştır?

P(P(x)+1) = 4x-7 olduğuna göre P(x) polinomunun kat sayılar…

2200 ü en yakın yüzlüğe yuvarlayınca 2300 mü olur arkadaşlar…

harita yapımıyla ilgilenmiş türk bilim insanlarının kısaca…

ARKADAŞLAR duygusal anlatım NE DEMEKK 

sevdiğiniz çarkılar neler 

Sizce erkese iyilik yapılabilir mi? Neden? (Konuşma…

iki tam sayının toplamının negatif bir tam sayı olması 2…

vatan mersiyesi şiirinin ve şairinin edebiyat tarihi…

özgünyayınları ing ders kitabı sayfa 29 sçylermisiniz

Tarık buğranın yazdığı \’\'osmancık

5 742 dogal sayıları farklı şekilde çözün

>(: ödev aşağıda <(:

çinko selenyum bakır kükürt manganez ve krom minerallerinin…

ardışık 6 sayının toplamı 201 ise büyük sayı kaçtır lütfen…

dilimizle (türkçe olarak) ilgili kompozisyon istiyorum güzel…

dinin insan hayatındaki yeriyle ilgili düşünceleriniz?

Türk Edebiyatında Geçen Mitolojik Unsurlar

arkadaşlar acil sıfat fiil ve zarf fiilden 10 ar tane örnek…

arkadaşlar acil sıfat fiil ve zarf fiilden 10 ar tane örnek acil lüften ama cümle halinde olsun nolur yalvarırıö

(“1.CEVAP“)

“O şimdi romanını bitirmekle meşguldür.”

 

“Size gelmeyi ben de çok istemiştim.”

 

“Onun yemek hazırlayışını gördün mü hiç?”

 

cümlelerinde altı çizili sözler isim-fiildir. Bu ekleri benzer eklerle karıştırmamak gerekir.

 

“Sana, bir daha buraya gelme, demiştim.”

 

cümlesinde altı çizili sözcükteki ek isim-fiil eki değil, olumsuzluk ekidir.

 

Bazı sözcükler aslında isim-fiil ekleriyle türediği halde, zamanla isimleşmiş, yani fiilimsi özelliğini kaybetmiş olabilir.

 

“Biraz ekmek alabilir miyim?”

 

“Bugün gelmediğini danışmadan öğrendim.”

 

“Derste yağış türlerini inceledik.”

 

cümlelerinde altı çizili sözcükler isim-fiil değildir.

 

“Deneme sınavlarıyla bu öğrencileri denememiz doğru değil.”

 

cümlesinde altı çizili birinci sözü “denememe” şeklinde kullanamayız; çünkü bu sözcük artık isimleşmiştir. Ancak altı çizili ikinci sözcük “denemememiz” şeklinde kullanılabilir; yani olumsuz yapılabilir, öyleyse fiil anlamı devam ediyor; yani bu isim-fiildir.

 

 

 

b. Sıfat – Fiil

 

Fiillere “-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş” eklerinin getirilmesiyle yapılır. Çoğu zaman sıfat görevinde kullanılır.

 

“Kışta açan çiçeklerin ömrü az olur.”

 

“Öpülesi elleri vardı analarımızın.”

 

“Senin ne bitmez çilen varmış böyle.”

 

“Buralarda bir akar çeşme yok galiba.”

 

“Size biraz bilinmedik fıkralar anlatayım.”

 

“Bana gazetemi getirecek biri yok mu burada?”

 

“Onda ne yakası açılmamış sözcükler vardır.”

 

cümlelerinde altı çizili sözcükler sıfat-fiildir.

 

Sıfat-fiil eklerinden “-dik” ve “-ecek” ekleri çoğu zaman kendinden sonra iyelik eki alarak kullanılır.

 

“Çözdüğüm soruları niçin yeniden soruyorsun?”

 

“Gideceğin gün belli mi?”

 

cümlelerinde altı çizili sıfat-fiiller iyelik eki almıştır.

 

Bu ekler aynı zamanda sıfatla hiç ilgisi olmayan kullanımlarda da görülür. Bu, daha çok dolaylı anlatımda karşımıza çıkar.

 

“Kitabımı sana verdiğimi unutmuşum.”

 

“Senin de bizimle geleceğini bilmiyorduk.”

 

cümlelerinde sıfat-fiil ekleri sıfatla ilgisi olmayan bir kullanımda görülüyor.

 

Sıfat-fiiller niteledikleri isimler düştüğünde onların yerine geçebilir.

 

“Benden aldıklarını ne zaman geri göndereceksin?”

 

“Beni arayanların adreslerini almayı unutma.”

 

cümlelerinde altı çizili sıfat-fiiller ismin yerine geçecek şekilde kullanılmıştır.

 

Kimi zaman sıfat-fiiller çekimli fiillerle karışabilir.

 

“Gideceğim bu şehirden artık.”

 

“Gideceğim herkes tarafından biliniyor.”

 

cümlelerinde altı çizili sözcüklerin yazılışları aynıdır. Ancak birincisinde “Ben gideceğim” ifadesi olduğundan çekimli fiildir. İkincisinde ise “benim gideceğim” anlamında olduğundan, yani fiilin sonunda iyelik eki kullanıldığından fiil, sıfat-fiildir.

 

Elbette fiilden türeyip sıfat olan her sözcük de fiilimsi değildir.

 

“Yıkık duvarların resmini çektik.”

 

cümlesinde altı çizili sözcük “yıkmak” fiilinden türemiştir. Ancak fiilimsi değildir. Çünkü fiilimsilerin fiil anlamı devam ettiğinden olumsuz şekilleri de kullanılabilir. Biz bu sözü “yıkmayık” şeklinde kullanamayız.

 

 

 

Aynı cümleyi biz;

 

“Yıkılmış duvarların resmini çektik.”

 

şeklinde söyleseydik, bunu “yıkılmamış” şeklinde de ifade edebilirdik. Çünkü bu sözcük fiilimsidir.

 

 

 

c. Bağ-Fiil (zarf-fiil)

 

Fiillere, bağ-fiil eki dediğimiz eklerin getirilmesiyle yapılır; cümlede daima zarf olarak kullanılır.

 

“Kapıyı açınca karşımda onu gördüm.”

 

“Soruları çözdükçe konuyu daha iyi anlıyorum.”

 

“Bize haber vermeden gitmeyin sakın.”

 

“Bu kağıdı müdüre imzalatıp geri getirin.”

 

“Televizyon seyrederken çoğu kez uyuyakalırdı.”

 

“Gezdiği yerleri anlata anlata bitiremiyordu.”

 

“Sınıfa girer girmez öğrencileri azarlamaya başladı.”

 

“Sadece kitap okuyarak bu kadar bilgi kazanılamaz.”

 

“Köyden ayrılalı yaklaşık on yıl oldu.”

 

“Ders çalışmaksızın sınavı kazanacağını mı sanıyorsun?”

 

cümlelerinde altı çizili sözcükler bağ-fiildir. Görüldüğü gibi yüklemin durumunu ya da zamanını bildirerek onun zarfı olmuşlardır.

 

Bunlar arasında yapı bakımından diğerlerine benzemeyen bağfiil eki “-ken” ekidir.

 

Bu ek diğer fiilimsi eklerinin aksine kendinden önce bir çekim eki alarak kullanılır. Bunun nedeni “-ken” ekinin, ekfiilin bir bağ-fiil eki olmasındandır. Hatta bu özelliğinden dolayı isimleri bile zarf yapabilir.

 

“Ben çocukken burada yaşlı bir çınar ağacı vardı.”

 

cümlesinde “-ken” eki “çocuk” ismini zarf yapmıştır. Elbette bu, bir fiilimsi değildir. Çünkü fiilimsiler fiillerden türeyen sözcüklerdir.

 

 

 

Bağ-fiil eklerinin diğer fiilimsi eklerinden önemli bir farkı vardır. Diğer fiilimsilerden sonra isim çekim ekleri kullanılabildiği halde bağ-fiillerden sonra hiçbir çekim eki kullanılamaz. Bazı bölgelerde “koşaraktan” gibi kullanımlar görülse de yazı dilinde böyle bir kullanım yoktur.

(“2.CEVAP“)

bu sıfat fiil

Bekleyen derviş, muradına ermiş.

* Ocağın sönmeye yüz tutan ateşine baktı.

* Rakibi, yenir yutulur lokma değildi.

* Akla sığmaz başarılar elde ettiler.

* Adam olacak öğrenci, çalışmasından bellidir.

* Akla gelebilecek tüm soruları hesaba kattık.

* Pişmiş aşa su katıyorsunuz.

* Konferans sırasında tanıdık yüzlerle karşılaştık.

* Ele alınmadık sorun kalmadı.

* Kör olası hastalık belimi büktü.

buda zarf fiil

 Koşarak gelmek Düşünmeden söylemek

 

ocevap, 23 Haziran 2013, 13:02